Avrupa Seyahatnamesi

Fatih OĞHAN

Yeni bir yüzyıl arifesinde yeni bir dünyanın doğuşuna şahitlik eden Fatih Kerimi, toplumu için aydın kimliğini hep ön planda tutmuştur. Derdi tasası yaşadığı, var olduğu toplumun ileri düzeyde, refah ve saadet içinde, insanlığa bahşedilmiş nimetlerden hakkıyla istifade eden toplumlar arasında bulunması olmuştur. Fatih Kerimi etrafına ışık saçarak yeni ufuklar açmaya vesile olmuştur. Kendisini yetiştirmenin, okumanın, öğrenmenin yanında imkân buldukça seyahatler gerçekleştirerek ve diğer milletlerin nasıl yaşadıklarını yerinde gözlemleyerek bilgi ve görgüsünü artırmayı amaçlamıştır. Aydın sorumluluğuyla gözlemlerini seyahatnameleri ile önce yaşadığı topluma, sonrasında da tarihî vesikalar niteliğindeki yazıları ile geleceğe aktarma görevini başarıyla ifa etmiştir.

Fatih Kerimi’nin Avrupa Seyahatnamesi adlı eseri, Tatar zenginlerinden Şakir Remiyev ile birlikte Orenburg’tan başlayıp Moskova, Berlin, Paris, Monte Karlo, Nis, Milano, Miran, Viyana, İstanbul şehirlerini kapsayan, üç ay süren bir seyahatin yazıya dökülmüş halidir.

Fatih Kerimi, Avrupa seyahatini madencilik ile uğraşan iş adamı arkadaşı ile birlikte yapmasından dolayı gittiği şehirlerde kendi gezip görmek istediği yerlerin yanında onun vesilesiyle madencilik ile ilgili fabrika, firma, fuar ve müzeleri görme imkânı bulmuştur. Kerimi, daha çok gezdiği şehirlerdeki insanların yaşayışlarına, kültür hayatlarına, kültürlerinde önemli yer tutan mekânlara ve müzelere alâka göstermiş, buralarla ilgili bilgileri kaleme almıştır.

Yazar seyahatine başladığı Orenburg’tan yanına neler alıp yola çıkılması gerektiği konusu ile seyahati hakkında bilgiler vererek eserine başlıyor. Avrupa şehirlerine giderken artık sandık sandık eşyanın götürülmesine gerek olmadığından, onları hem taşımanın hem de saklamanın güç olacağından bahisle para ve bilgiye sahip olunmasının yeterli olacağını söylüyor. Gidilen şehirlerde ihtiyaç duyulacak her şeyin kolay ulaşılabilir olduğu bilgisini vererek diğer seyyahlara da aydınlatıcı bilgiler veriyor. Yazar eserinde seyahatini gerçekleştirdiği vasıtalar hakkında bilgi vermeyi de ihmal etmemiştir. O dönem ulaşımı ile ilgili mukayeselerde bulunarak Avrupa ülkelerinin trenleri ile Rusya’nın trenlerini de karşılaştırmıştır. İlk ulaştıkları şehir olan Moskova’daki müzeler, Kremlin Sarayı, Moskova Camii gibi önemli yerleri gezip bilgiler verirken o dönemdeki turizm faaliyetlerine örnekler vermiştir. Müzelerde ziyaretçilere katalogların sunulması, otellerde farklı dillerde hizmetli rehber bulundurulması gibi hizmet ve uygulamalardan da bahsetmiştir. Yazar, Moskova’da akil kişiler ve kanaat önderleriyle görüşme imkânı bulduklarını belirterek yaptığı görüşmeler, onların bakış açıları ve topluma karşı tutumları hakkında da bilgiler vermiştir.

Moskova’dan Petersburg’a yolculuğunu sürdüren yazar Petersburg’dan söz ederken özellikle Müslüman toplumun eğitim ve öğretim hayatına uzak olmalarından yakınıp diğer halkların eğitimlerine nasıl önem verdikleri üzerinde de durmuştur. Berlin seyahatinde gezdiği diğer şehirlerde olduğu gibi sokakların, caddelerin, meydanların temizliğinden söz etmiştir. İnsanların kılık-kıyafetlerinin intizamından bahsederken kendi kültürünü yansıtan kıyafetlerin giyilmesinde dikkat edilecek hususların da altını çizmiştir. İnsanlar kendi kültürlerini yansıtan kıyafetlerini duruş ve davranışları ile temsil edemeyeceklerse giymemelerini salık vermiştir. Yazar burada mili hassasiyetini ortaya koymaktadır. Berlin’de kültür merkezleri, müzeler, yayınlanan dergiler ve gazeteler hakkında bilgi verirken tiyatroların ve özellikle operanın ne kadar önemli olduğu üzerinde durmuştur.

Yazar, seyahat ettiği yerleri dilinin döndüğü, aklının erdiğince okuyucuyla paylaşmaya devam ederken okuyucunun dikkatini bir noktaya çekmeyi de başarıyor. Okuyucu yazarın gayesini, verdiği mücadeleyi gördükçe yazmanın önemini daha iyi anlıyor. Yeni bir yüzyılın başlangıcından bu zamana nasıl yazar yaşanmışlıkları, yaşadığı çağı bize aksettiriyorsa, yazmakla bu mümkün oluyorsa bizim de kalemi elimize alıp geleceğe bırakabileceğimiz sesimizin olabileceğini bize kabul ettiriyor. Kitabın dili günümüz Türkçesine göre zor anlaşılır olsa da Fatih Kerimi o dönemlerden dersler çıkarıp geleceğine yön vermek isteyenler için bulunmaz bir eser ortaya koymuş. Avrupa Seyahatnamesi, gençlerin yeni ufuklara yol almak için okuyup saklayacakları güzel bir eser.

Fatih Kerimi

Çağrı Yayınları, İstanbul,  1. Baskı, 144 Sayfa, ISBN 978-975-4540-43-7

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR