Kızıl Gül 1

Fatih OĞHAN

 

Fatih Kaplan, Kızıl Gül 1 kitabı ile tarihin tozlu sayfalarını açmayı, tarihten günümüze yaşanmışlıklardan dersler çıkarmayı amaçlamıştır. Yazmak istediklerini ince eleyip sık dokuyup üç yılı bulan araştırmaları sonucu kaleme almaya başlamış, edebiyatın zor bir dalı olan roman ile okuyucularına sunmuştur.

Roman, 1914’ün Mayıs’ında Erbaa’da başlarken konu ve kahramanlar Türkiye’nin dört bir yanındaki konu ve kahramanlarla aynı özellikleri taşımaktadır. Erbaa ve çevresinde cereyan eden roman, Türkiye’nin 1914’lü yıllarına da ışık tutmaktadır. Türk mahalleleri ile komşu olan Ermeni mahallelerinin varlığı, insanların beraber yaşama kültürünü geliştirdikleri, Osmanlı’nın hoşgörü şemsiyesi altında kavgasız-gürültüsüz günler geçirdikleri romanda işlenmektedir. Osmanlı eski gücünü yitirmeye başladığında emperyalist ülkelerin avını bekleyen, pusuya yatmış çakallar gibi emellerine kavuşmayı düşündükleri günler yaklaşmış; bugünleri daha önceden hayal ederek Anadolu’da dört bir yanında açtıkları kolejler vasıtası ile gençleri devşirmeye, din adamı kisvesindeki misyoner papazları da silahlı teröristlerin liderleri olup ortaya çıkmaya başlamışlardır. Romanda bu konularda işlenmekte ve bugün tarihi belgelerle ortaya konduğu gibi Amerikan Kolejlerinde okuyan öğrencilerle,  kiliselere giden cemaati militan olarak Türklerin can ve namusunu kast eden hainler haline getirilmiştir. Bu kısımda anlatılanlarla azınlık haklarına devlet eliyle hürmet edilecek ama biran olsun kontrolleri üzerlerinden eksik edilmeyecek uyarısını tarihi bilinç adına hafızamıza yazmamamız hatırlatılıyor.

Roman, baştan sona sürükleyiciliği, yazarın akıcı dili ve konuya hâkim oluşu ile sizi sıkmadan bilgi sahibi ediyor. O yıllarda insanımızın onca dert içinde yokluk ve yoksullukla nasıl mücadele ettiği, edemediği yerde de sabrı ile nasıl kaderine katlandığı bizlere anlatılıyor.

Her sayfada yaşanılan zamanlar ve kişiler bizlere o dönemin içinden bilgiler veriyor. Kitap okunurken insan kendine sormadan edemiyor: Yan yana mahallerde yaşadığımız; ülke yönetimindei devlet işlerinde yetki ve itibar sahibi Ermeniler neden birer kan emici vampir haline geldi? Bunu sadece emperyalistlerin yıllardır sinsi çalışmaları ya da Taşnak–Hınçak terör örgütünün Osmanlı’ya düşman olmayan Ermenilere uyguladıkları zulüm ve suikastlar ile açıklayamayız. Roman, bu sorular üzerine sizi düşünmeye zorlarken vatan için canından, malından, ömründen geçmiş kahramanların destanları ve fedakârlıkları da umudunuza umut katıyor. Erbaa özelinde kahramanımız Abdülkerim olsa da çocuğunu göremeden, kokusunu içine çekemeden, yuvasında ailesi ile mutlu günlerin hayalini dahi kuramadan varıyla yoğuyla vatan mücadelesine giden bu ülkenin onlarca Abdülkerim’i hem üzüntümüz hem de umudumuz oluyor.

Romanda, toplumu doğruya, güzele sevk eden; vatan mücadelesinde millete rehberlik eden; duaları ile onlara güç veren, motive eden aksakallı manevi önderleri de Bedir Dede, Behrullah Efendi, Hoca Fehmi Efendi ile sunan yazar; Mustafa Hoca gibi nereden geldiği belli olmayan, topluma nifak sokan, düşmanın işini kolaylaştırmaktan başka gayesi olmayan hoca kisvesiyle işler karıştıranları da deşifre ediyor.

Kahramanımız Abdülkerim kendisini Doğu cephesinde de mücadelede bulurken kardeşleri Ömer’in esareti ile Recep’in şehadetini okuyoruz kitapta. Ömer ile bir emrin ne demek olduğunu, sır olup gitmeyi anlıyoruz. Recep ile şehadeti, vatan için düşünülmeden verilen canı anlıyoruz bir kez daha. Kahramanımız Abdülkerim’e acı, hüzün, keder ve mücadeleyle geçecek yıllar düşerken yokluk ve yoksulluğa soğukların ve beyaz ölümün rengi karışıyor.

Fatih Kaplan vazife addettiği Erbaa’yı, Erbaa’nın düşmanla olan mücadele yıllarını romanı ile yaşatırken günümüz insanına “geçmişini bilsin, ondan dersler alsın, sorumluluklarını unutmasın, millî bilinci ile olayları yorumlasın ve bu unutulmuş kahramanları anarak onlarla beraber adsız kahramanları da yad etme fırsatı veriyor. Kitabı bitirdiğinizde dünden dersler almış olarak geleceğe daha doğru kararlar alarak bakmanız pek mümkün. Kitap bitiminde Fatih Kaplan’ın Kızıl Gül 2 ile ne zaman karşımıza geleceği sorusunu yanıtlanacağı günü bekleyeceksiniz sabırsızlıkla. Kütüphanenizde ikinci kitap için şimdiden yerini hazır etmeye başlayacaksınız.

Fatih KAPLAN

Erbaa Dernekler Federasyonu Kültür Yayınları, 212 Sayfa,  2019 İstanbul,  ISBN 978-605-031-747-3

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR